5 Eylül 2008 Cuma

bir dilek tut

o senin olacak dedi.
iki tane olmaz mı dedim, gülümsedi. pazartesi, iki dilek, biri kırmızı, biri yeni, ikisi DE senin olacak.
:o


yıllardan 28, dönemlerden başlangıç, aylardan serin, günlerden en sevdiğim, saat sabahın körünü biraz geçmekteyken iki dilek tuttum. biri yinelenmiş, biri yepyeni.
sınava iki kez girip de kazanamadıktan sonra başvuramazsın yeniden demedi kimse, dese de aldırmazdım, yedekteki kimliğe bürünür.. bla bla..

iki dilek tuttum gözlerim kapalı, biri yeni biri kırmızı. yeni bir sınav başlattım kronometresiz, ve ellerim sımsıkı kapalı. bu kez pekiyi alacağını biliyorum, burda durup seni bekliyorum, bana yetişmeni.


potansiyeli var-dı. birbirine teğet dahi geçmese de/dahi/bile çemberler (*ozan-can), potansiyeli vardı. var. bir güzel pazar sabahı-ki en güzeli oydu gördüğü-başlayan, takipçisiyle tanıştı. ortak zevk? trace miktarda. ortak nokta? zamanlama. ortak-lık? umulmakta :)
böylece oldu, ay "tutuldu".






bir diğer? an-other? elimden gelenden de iyisi yapılmakta. zamanla bebeğim, zamanla :)

3 yorum:

anjoe dedi ki...

What a sunrise - a good beginning of the day ;-)

eFeNDi dedi ki...

yeah, it was a big-wonderful-awesome sunrise!
"a new day" was born again for me :)

ulas dedi ki...

ve biri elinde, diğeri için umut-ma.
bırak zamana, yeter.
=)