21 Mayıs 2009 Perşembe

her zamanki gibi.

"sevgili günlük" günlerinden uzak.

herşey bok gibi.
bok. bildiğin bok gibi işte.
öyle artık, kullanışsız, öyle çirkin, pis, öyle gözüm görmesinlik.
sifonu çek ve gitsin hepsi.

şaka günü başlayan serüvenimin gram şüphesiz en çok yoran günü olan bugün, anahtarımı evde unutmuş olmanın gerizekalılığıyla kapıda yarım saat ağladıktan sonra (bu bardaktan sızdıran damlaydı, bir sonraki talihsizlikte çok şey taşacak şüphesiz) 3 saat dışarıda dolaştım.
eve gelip sıcak bir yeşil çay sonrası -yarım saat dahi nette takılmadan- yatmayı düşünen bir kişi olarak, bu üç saat bedenen ve ruhen inanılmaz koyucu oldu.
birden çok konuda ders oldu bunun yanı sıra, acılı farkındalık durumları. bilirsin.

eve dönüş yolundaki sokaklardan birinde, karşıya geçtiğim bir vakit, hemen önümde duran arabanın içinde alişanı gördüm. cama vurup elimi çevirerek açar mısın işareti yapmak istedim. oysa tersine olasılık vermeyecek ölçüde bir kesinlikle cam otomatikti, olsun. erkekliğin kitabını n....@gmail.com a gönderir misin demeliydim, kırmazdı beni, bu akşam kırılmayacak denli zavallıydım ne de olsa! o kitabı gönderecekti, ben de kitabı "insanlığın kitabı" versiyonuna uyarlayarak, ihtiyacı olduğuna inandığım bilimum tanıdığıma gönderebilecektim.
yapamadım. sonradan aklıma geldi. hani sana söyleyemediğim şeyleri gece uyumadan önce hatırlamam gibi.
burdan gitmek istiyorum günlük.
öyle uzak olsun ki kimse ingilizce bile bilmesin.
hatta ben de unutayım ingilizceyi, türkçeyi, bildiğim herşeyi.
gidip orda kaybolayım, geri dönüş yolunu bulamamak üzere.
elinize sağlık insancıklar, hayvanlar, eşyalar, ve bilimum varoluş biçimi.

isterdim ki herhangi bir grip yerine size bağışıklık kazanabileyim, bana yaptığınız onca şeye.
iyi geceler.

2 yorum:

(Süper)Cem dedi ki...

o bağışıklık olmuyor be olmuyor.. ne kadar kassan düşemiyorsun o kadar. yerlerde sürünsen yine olmaz. o kadar ciddiyim bak! ayrı dünyaların insanlarıyız, aynı nefesi bile almamalıyız aslında onlarla. başka dil, başka memleket, başka nefesler, başka gözler..

eFeNDi dedi ki...

bağışıklık kazanmak için mikroplaşmaya gerek yok cem arkadaşım. bana "dokunmasın" artık istiyorum, yaptıkları onca şey.
mikroptan beterler ayrıca. etkileri.
hastalanınca bağışıklık sistemin aynı hastalığa yakalanmanı engelleyecek şekilde programlanmıştır ve fakat bu dövüşe giriyor, her darbe aynı yönden aynı elden aynı hızda da olsa, hep çok can yakıyor.