13 Haziran 2009 Cumartesi

el veda

giderken arkana bakma, dayanamam.
onca iyili kötülü anımızın ardından.
keyfin dibine vuruşlarımız, özgürce yükseldiğimizi duyumsadığımız zamanlar..
acılı şahit oluşluklarımız var seninle, nice, nice..
hep benimleydin sanki, senden öncesini hatırlamıyorum (belki hatırlamak istemiyorum da).
güzel anlarımda yanımdaydın, kızdığımda, üzüldüğümde, ağladığımda da, kahkaya boğulduğumda, duygulandığımda, özlemden öldüğümde.
kahvaltılarda, hav ay met yor madırlarda en çok (el mahkum ama renk verme, dur.).
her zaman, her şekilde.
"hastalıkta ve sağlıkta.." (sana Tanrı'dan iki noktasız zamanlar dilerim..)
nasıl alışıcam yokluğuna? nasıl..
akşamları, daha kapıdan adımımı içeri attığım vakit boynuma atlayan sen değil miydin bunca zaman? bütün gece beni bir başıma bırakmama ısrarcılığında peak yapan?
güzel sözler mırıldanan sessizce. ellerini ellerimden ayırmayan saatlerce?
birlikte geçirdiğimiz onca gece? akabinde yaşanması muhtemel acılı uykusuzluk nöbetlerine rağmen..

giderken dönüp bana bakma, n'olur..
dayanamam.
ellerimde izin kaldı, aklım sende.
şimdi git, hadi, güle güle..

2 yorum:

Chopartypical dedi ki...

acılar ve ayrılıklar insanı üretken yapıyor. bak. resim 24 el veda.

eFeNDi dedi ki...

viğl si!