11 Haziran 2009 Perşembe

çal-ı çırpı (YEMEKLERDEN SONRA, TOK KARNINA)

*insanlar konuşa konuşa & hayvanlar koklaşa koklaşa.. hayvan olsaydık? emesende çetler iken misal, sarımsaklı mantı mı yedin? basardım engeli, acımazdım. vebkem çubuk olurdu misal, burnumuza sokardık?

*seni ciddiyete davet ediyorum. o halde akşam 8de alırım evinden, hazır ol. bileğine -nerde satılıyorsa artık işte onlar..- çiçekli bileklik getiririm. sen pembe tuvaletinle adeta süzülürken merdivenlerden bana bana, aptal aşık sıtayl gülümserim, ama hemen silerim ifademi, ivediyetle, zira ciddiyet kralı-kraliçesi biz olmalıyız!! (bunca klişest yaklaşımın ardından olamazsak yuh bize.)

*ağzım açık kaldı, kapatamıyorum, reva mı bu bana şimdi? uykunun dibine vurduğum bir vakit ya örümcek girerse ağzıma? ordan ücra noktalara akarsa? sonra sıkılırsa, kendine sevgili yaparsa? ya anlaşırlar da işi evliliğe vardırırlarsa? ya beynime ağ döşerse dubleks, pembe panjurlu, sevgi kataraktan falan işin içine? çoluk çocuk derken kafam nasıl kaldırır söyle ha??


çok teşekkür ettim, beni deli gibi gülümsettin.
(1e 3 KOYUYORUM, üzerine göz kırpıyorum. mecazen, zira madden beceremiyorum :o)

2 yorum:

cornelius dedi ki...

uykusuzsun, peki kırgın mısın ?
en azından anlaşılamama hissiyatına kapılma diye sabahtan beri şu sayfaya bakıyorum fırsat buldukça :
http://www.tdksozluk.com/s/fena

henüz bi' gelişme yok ama deniyorum.

let mi giv yu e tip : buluşma noktasında daha kolay tanınmak için konserve barbunya pilaki yiyorum.

aslında göz kırpabiliyorsun, gördüm fakat "fiidbeke" fırsatım olmadı ben bu satırları yazdığım sırada bir iş kitlediler ki yıldız tilbe'nin bir şarkısındaki gibi bu şarkıyı anlatmak gerekirse (ki niye gereksin) : dillere destan, dağlara ferman, ferman dağlarda gezer, aynı zamanda bir terlik markasıdır gezer... güzel. sonuca adım adım yaklaştık ve hatta gelmişiz, kalk kalk ! uyan ! sonuca geldik :
uzay çağının vebası sıkıcı işyeri ve sıkıcı işe kapıldım. kurtar beni. belkide aslında hala ortaçağdayız... ne yani bütün insanlık toplandı ve "Fatih İstanbul'u mu aldı ? Oha ! Resmen yeni bir çağı başlatmış" mı dedi ?
Kendi kendimize çağ atlamışta olabiliriz. Hayat süprizlerle dolu. Fakat bu işyerinde hayat yok.
AAAAA ! Müdür geçti arkandan ! Aynaya bakarak üç kere "şeker müdür" deme diye kaç kere söylemeliyim sana... Uykusuzluğun ve kırgınlığın üzerine bi' de müdürden bik bik yersen depresyona girer ve çubuk vebkemi beş çayıyla beraber yerim. sen ne kadar gülümsediysen bende gülbe ergen'e o kadar gülümsedim ve şüphe çektim burda, ödeştik.

eFeNDi dedi ki...

cornelius, arkadaşım, herşeyin cevabı tdkda olsaydı, inan buloğumda fayndla 5456468743541534 tdk görürdün, bkz.lı.

pilakiyi anlayamadım, "aklım 5.5a geliyor saat"lerde, çikolata için söz dinleyen çocuklar gibiyim (tdk mesela?!)

arkandan müdür geçti, bu da o reklama malzeme olabilir, mesela işten yemek söylemişiz, yemeksepeti aramış bizi, ilkmiş ya bu ne güvensizlik pfffff.....

muhtemelen öyle oldu, çağlar çakıştı, herkesin çağı çakışında ortak çağ başlıyo. dur hele, saat buçuk olmuş!!bu iş yeri 10 sn içinde kendini yerle bir edecekmiş, 2.kattayım sen hesapla kaç kelimem kaldı.

ödeştikse diyıl lou.
pilaki ne alaka ya.. (aklı hala orda)