istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2008 Perşembe

gittim gördüm geldim :)

"istanbul da istanbul.." dedim.
ve-ben-git-tim-ve-ben-bir-ma-sal-ken-ti-gör-düm-ve-ben-gel-dim!


enfes bir “7 günlük tatil” geçirdim.
(except the beginning of my b-day, but anyway, c’mon anyway..)


*dolmabahçe de ağzımın suyu aktı (neyse ki halının üzerine aktı, bir de onun için uyarı yemedim :p )
*öğrenci kartımı ist.da kaldığım evde bırakıp iyte yemek kartıyla girdim ya ayasofya'ya, no comento !
*zamanlamalar muhteşemdi; özellikle ortaköy'de. ha bir de o kumpire koydukları tatlımsı haydariyi çokAmAçok sevdim.
*galata dan günbatımı şa-ha-ne! dönüp dolaşıp aynı kareyi çektim.
*mucizeler benimleydi :)
topkapı’da uçuştan bir önceki gün izmir’den gereksizce birton para vererek aldığım dig.cam. çantamı (ki içinde usb bağlantı kablosu+şarj olayı aleti de bulunmakta idi) kaybedip kendisini ağlamaklı modda bir gram umut taşımadan gittiğim müdüriyette buldum!! :o bu bir.
ikincisi: galata tuvaletinin penceresinden "ne güzel manzara bu böyle" diyerek fotoğraf çekmeye çalıştığım sırada objektif kapağını düşürdüm. kapağı bulma amaçlı kılımı kıpırdatmayarak, üzerine makyaj tazelemeye kasıp, olayın üzerinden 10 dk kadar geçtikten sonra aşağıya indim. galata bitişiğinde, cafe nin birinde masada oturan adama "afedersiniz, ne kadardır burda oturuyorsunuz?" dedim, "40" şeklinde cevapladı. "az önce kuleden objektif kapağımı düşürdüm, herhangi birşey gördünüz mü?" dedim, adam gülümseyerek "ben 40 yıldır istanbul da oturuyorum, onu sorduğunuzu sandım, üzgünüm birşey görmedim" dedi :) ardından karşıdan elinde kapakla deniz geldi :)
*istanbul garsonları müşterilerle yeterince ilgilenmiyor. "bakar mısınız? lütfen" demek şart..
*doğumgünümün birkaç saatini hatırlamıyorum :/ (tek kötü an-ı..)
*atlas sinemasında 8 kişi pathology izledik..
*son 56k ve 56ç 11:00pm de!! :D
*”ne çok taksi var burda?!” bir daha..bir daha..
*taksi şöförünün nişantaşı mc donalds ı bilmemesi, 2 dk lık yolu 7 dk da almak, en son bana "nerde siz tarif etseniz" demesi üzerine delirip "ben izmirliyim nerden bilebilirim, bunu sizin bilmeniz gerekmez mi?"min üzerine.. "aa.. izmir li misiniz? ben 20 sene orda yaşadım neresindensiniz?" şeklinde bir cevap almak, çıldırmak, taksiyi durudurup saçma sapan bir yerde inmek, üzerine 5 lira vermek.. pf
*istanbul da kokoreç e kekik katıyorlar! :o (veee? olmuyor..)
*kıbrıs şehitlerini istiklalle kıyaslayıp burası daha şahane diyen ankaralı bir arkadaşım geldi aklıma :)
*b.adada sevdiğin insanlarla bisiklet turu süp-per!
*kapalı çarşı= (kılosd vörjın of) kemeraltı *.. :p
*izmir waffle ı ve izmir kokoreç i ve izmir insanı ist.u her türlü döver :)
*bazı şeylere olma ihtimali verip aslayı belkileştirmeye çalıştım, izmir e dönüş yolunda boşuna çabaladığımı anladım. anlamak içimi rahatlattı.
*otobüse birbirini iterek koşar adımlarla binen “insan”lar gördüm.
*pi ye bayıldım! çilekeş tattım :)
*peyote de giriş katında kalabilseydik, iki dans etseydik, ahhh.. :p
*beyoğlu birkaç aylık keşif girişimiyle dahi tüketilemez gibi geldi, bilemiyorum. sadece: bilare.. bilare. van dey!
*akbil ne lan :)
*dedim ki: çok kalabalıksın bebeğim.. yine de seni epey sevdim..
*bana "taksim nerde, geldik mi" diye soran teyzeye: teşekkürler :D
*yemekler güzeldi, inat ettim nar da (da) yedim :)
*nişantaşı'nda sabah "domates soğan, karpuğğz" şeklinde çığıran sesle uyandım, evet bunu ben yaşadım :)
*kadıköy sahilde yunus(lar) gördüm, vay be dedim.
*fransız da, burger da, boğa da buluşulduğunu öğrendim :p
*dig-cam pilim hızıma yetişemedi, zaman zaman kahroldum.



samıri?
çok güzel an(ı)lar yaşadım :) çok süper mekanlara adım attım.. eskilerden bazı arkadaşlarla çok keyifli güncellemece/tazelemece yaptık.
ve fakat, hepsine/herşeye&herkese rağmen izmir i özlemeyi (yine) başardım :)


sipeşıl tenks tu:
-deniz (baş-rehber, vacation-friend), onur& ümran (misafirperver insan takımı), kaan (co-rehber)



































30 Haziran 2008 Pazartesi

iki kere iki dört, dört kere iki sekiz, sekiz kere iki onaltı!


blograzzi de günün blogu olmuşum.ee?
tebrik edilmişim, teşekkür ettim.


ve fakat huysuzum bugün. tersimden kalktım, tersimden bakıyorum, tersimden yaşıyorum, tersimden yatıcam.

ben tersim diye mi herşey ters gidiyor yoksa herşey ters gidiyor diye mi bu huysuzluk bilemedim ama geçmiyor.GEÇ-Mİ-YOR!

secrettabahsedilensel zincirleme saçmalıklar tecrübe ediyorum birkaç gündür :/

bi kere hava çok sıcak!!

benden kaynaklanmayan nedenlerden ötürü bir türlü tezimi ciltletme aşamasına geçemedim..

makineyi mezuniyetten sonra alabildim..

2 gün içinde hazır olmam gereken uzun bir tatil var ve ne ben hazırım ne de valizim!

ve en bomba: ne olduğu nerden geldiği belirsiz bir virüs bilgisayarımı tepetaklak etti, alaksızca internete erişim imkansızlaştı, sonra bütün programlar kendiliğinden tek tek silindi! en son açılıştaki windows yazısı kırmızı siyah oldu :o -daha ne olsun-du!!- ve ben işte tam bu noktada yoruldum.


-asıl-hepsi, bu.